Tanıdık Olan Her Zaman Güvenli mi?
- Melike Barış

- 1 Nis
- 1 dakikada okunur
Bazı duygular vardır, size çok tanıdık gelir. Bir kokuyu, bir bakışı, bir sesi anımsatır.
O tanıdıklık, sanki evinizin kapısından içeri girmişsiniz gibi bir his yaratır. Ama her tanıdık olan, gerçekten ev gibi midir?
Bağlanma kuramı der ki; insanın gelişebilmesi için önce güvenli bir bağ kurması gerekir. Bowlby’ye göre bu bağ, yalnızca korunma hissi değil; aynı zamanda hayata açılan bir kapıdır. Güvenli bağ, insanı yeni yolları denemeye davet eder. Çocuğun zihninde, sevildiğini ve ihtiyaç duyulduğunda yanında birinin olacağını bilmek, sağlam bir temel oluşturur. İşte bu temel, yetişkinlikte kurduğumuz ilişkilerin görünmez zeminini belirler.
Yine de çoğumuz, sadece bildiğimiz yollarda yürürüz. Çünkü tanıdık olan, bize güven verir gibi görünür. Ama tanıdık her zaman sağlıklı değildir. Bazen, çocukken öğrendiğimiz ilişki biçimleri, bize zarar verse bile, bilinmezden daha az korkutucu gelir.
Sevgiyle karışık ihmal gördüysek, büyüdüğümüzde o karışık tadı ararız. Biliriz ki, bu tat eksik ama tanıdıktır. Ve tanıdık his, bizi yeniden o eski sahnelere taşır.
Gerçek güven, sadece tanıdık hissettiren bağlardan doğmaz. O, insanı besleyen, büyüten ve hayatın içine cesaretle taşıyan ilişkilerde filizlenir.
Bazen iyileşmek, tanıdık olana değil, sağlıklı olana adım atmaktır; ve bu adım, en zor ama en özgürleştirici adım olabilir.
Sevgiyle kalın!



